Trofoblastik Hastalık Nedir? (Jinekolojik Neoplazmlar)


Trofoblastik Hastalık Nedir? (Jinekolojik Neoplazmlar)

Trofoblastik Hastalık Nedir?

- Trofoblastik kökenli neoplazmlar intra ya da eksturauterin gebeliği izleyebilir.

Mol hidatiform, dejenerasyona uğrayan bir gebeliğin terminal dönemidir, burada villuslar hidropik nitekilk kazanır ve trofoblastik elementler değişebilen miktarlarda proliferasyona uğrar. Persistan trofoblastik hastalıkta (Pro, choriodenoma destruens veya invazif mol) mol hidaformun villusları miyometriyumu yerel olarak istila eder. Bu kırşılık, metastatik trofoblastik hastalık (MTH, koriyokarsinom ya da koriyoepitelyoma) invazif bir hastalıktır genellikle yaygın metastazlar yapar ve yalnızca sinsisyotrofoblastik ve sitotrofoblast elementlerinden yapılır.

– Mol hidatiform ileri yaştaki hastalarda daha sıkıtır. ABD’de yaklaşık binde 1 gebelikte mol hidatiform görüldüğü saptanmıştır; fakat bilinmeyen nedenlerden Asyalı toplumlarda insidensi yüzde l’e ulaşmıştır. Mol hidatiform olgularının %80’den fazlası iyi huyludur, ancak % 15’i PTD özgü yerel yayılım gösterir; %2-3 olguda ise MTH gelişir. Yerel istila yapan çeşit uterus perforasyonuna, kanamaya ve sepsise neden olabilir. Coriyoadenom, karsinom olgularının yanlızca %50 kadarının öncesinde mol hidatiform vardır. Koriyokarsinoma insidensi her 25,000-45,000 gebelikte birdir.

Semptomlar, Belirtiler ve Tanı

– Mol hidatiform kendisini çok zaman gebeliğin başlangıçından kısa süre sonra uterus boyutlarının gebelik yaşını çok aşacak şekilde büyümesiyle belli eder. Vagina kanamaları, fetus hareketlerinin olmaması, fetal kalp sesinin uygun zamanda olmaması, (Doppler ultrasonografisi ile 12. haftada), şiddetli bulantı ve kusma karşısında hastada mol hidatiform bulunduğundan klinik olarak kuşkulanılır. Vaginadan dışarı atılan atipik, üzüm tanesine benzeyen parçalar mol hidatiform kuşkusunu doğurur ve bu parçaların histolojik incelenmesi ise tanıyı doğrular. Bunlar olmaksızın hastalığı fetüsün normal durumda olduğu diğer gebelik komplikasyonlarından ayırd etmek kolay olmayabilir. Ultrasonografi genellikle duyarlı bir tanı testidir; güvenilir olmasa da, genellikle içinde fetus bulunması gereken amniyon kesesinin mevcut olmadığı ortaya koyar.

– Çoğalmakta olan trofoblast dokusu insan koriyonik gonadotropini (HCG) üretir, radioimmunoassay ile yüksek HCG düzeylerinin bulunması, uygulanan tedavinin değerlendirilmesinde yararlıdır. Gebeliğin ilk 100 gününde serumdaki ve idrardaki HCQ düzeyleri (çoğul gebeliktekini de aşacak şekilde) yükselir; bu nedenle erken gebelik testinin değeri azalır. HCG B birimini ölçen ra- dioimmunoassay, trofoblastik hastalıkların değerlendirilmesi ve tanısı için kullanılır.

– İntrauterin infeksiyon ve septisemi, kanama, gebelik toksemisi (gebeliğin ilk yarısında gerçek gebelik toksemisinin görüldüğü birinci durum, mol hidotufform’dur) ve koriyokarsinom gelişmesi, mole hidatiform komplikasyonları olarak bilinir. Chorioadenoma destruens, intramural olarak yerleştiğinden kanama yapamaya özellikle elverişlidir, bu lezyon komşu dokulara infiltrasyon ve bazen de uzak dokularda metastazlar yapabilir. Koriyokarsinoma venöz ve lenfatik sistemler aracılıyla erkenden ve çok sayıda metastazlar yapan son derece habis bir hastalıktır.

Tedavi

Mol hidatiformun boşaltılması kesin gereklidir. Seçkin tedavi yöntemi suksiyon (aspirasyon) kürtajı, ardından oksitosin uyarısı ve daha sonra uterus kürtaji şeklindedir. Molün boşaltılması amacıyla histerektomi artık kullanılmamaktadır. Hastanın yaşma, doğum sayısına ve gelecekteki gebelik planlarına bakarak histerektomi tercih edilebilir. Mol boşaltıldıktan sonra hasta seri göğüs filmleriyle ve serumdaki BHCG titremelerinin ölçülmesiyle izlenir. Bu titre molün boşaltılmasını takiben 8 hafta içinde azalıp normal değere düşmelidir. Eğer bu şekilde bir azalma görülmezse veya bir azalma, ardından da yükselme görülürse; hastalığın habis yönde ilerleyip ilerlemediğini ortaya koyacak testlere girişilmelidir. Mol boşaltılan hastanın bir yıl boyunca kesin doğum kontrolü uygulaması gerekir, çünkü gebelik habis değişimin farkedilmesine engel olabilir.

– HCG düzeyleri devamlı yüksek olan ya da giderek yükselen hastalarda ya ITH (invazif mol, chorioadenoma destruens) ya da MTH (karyokarsinoma) vardır. Bu hastalarda methtrexate, daktinomisinli kemoterapi ya da işgal edilmiş organlara, B-HCG titrelerinin ve boşaltma sonrası süreye bakarak kombinasyon kemoterapisi uygulanması gerekir. Kemoterapi, her iki hastalıkta da histerektominin yerini büyük ölçüde almış durumdadır; bu uygulamadan elde edilen sonuçlar iyidir, kadının üreme kapasitesi korunur, ve ayrıca büyük bir ameliyata gerek kalmamış olur. Ancak histerektomi yaşı kırkın üzerinde olan veya artık çocuk istemeyen kadınlarda düşünülebilir ve ayrıca da infeksiyonu, kontrol altına alınamayan kanaması olan veya uterus duvarı istila edilmiş kadınlarda gerekli olabilir. Trofoblastik habis hastalığı olan hastalarda remisyon oranı bir bütün olarak %75-85 arasında değişmektedir.

Trofoblastik Hastalık Nedir? (Jinekolojik Neoplazmlar) ile Benzer Yazılar:

10 Haziran 2013 Saat : 5:45

Trofoblastik Hastalık Nedir? (Jinekolojik Neoplazmlar) Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

1 + 6 =

 Son Yazılar FriendFeed
reklam
reklam
reklam
reklam

Reklam

Facebook

Reklam

Alexa